Ceza yargılamasının en temel ilkelerinden biri, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olması gerektiğidir. Uyuşturucu davalarında bu ilke özellikle önem taşır; zira suçun ispatı büyük ölçüde arama ve el koyma işlemlerine dayanır.
Arama Kararının Şartları
Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, konut, işyeri veya kapalı alanlarda arama yapılabilmesi için kural olarak hâkim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amiri yazılı emir verebilir; ancak bu durum sonradan hâkim onayına sunulmalıdır.
Hukuka Aykırı Arama ve Delil Değerlendirmesi
Anayasa'nın 38. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217. maddesi uyarınca, hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Usulüne uygun karar alınmadan yapılan bir aramada ele geçirilen madde, mahkemece delil olarak değerlendirilmeyebilir; bu da beraat kararına yol açabilir.
El Koyma Tutanağının Önemi
El koyma işleminin yapıldığı yer, saat, hazır bulunanlar ve ele geçirilen maddenin miktarı gibi bilgilerin eksiksiz ve tutarlı şekilde tutanağa geçirilmesi gerekir. Tutanaktaki çelişkiler, savunma açısından önemli bir inceleme konusu olabilir.
Kriminal Laboratuvar Raporu
Ele geçirilen maddenin gerçekten uyuşturucu madde olup olmadığı ve net miktarı, Adli Tıp Kurumu veya kriminal polis laboratuvarları tarafından düzenlenen raporla belirlenir. Bu raporun usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, savunmanın inceleyeceği kritik hususlardan biridir.