Background
Buket Polatoglu

KOCAELİ SİTE YÖNETİMİ AVUKATI

KOCAELİ SİTE YÖNETİMİ AVUKATI

KOCAELİ SİTE YÖNETİMİ AVUKATI

Ülkemizde gayrimenkul sektörünün hızla gelişmesi neticesinde apartman yöneticiliği yerini site yönetimlerine bırakmıştır.

               Kanun koyucunun 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu düzenlemesinin üstünden uzun süre geçmesine rağmen çeşitli kanunlar ile eklemeler ve çıkartmalar yapılmıştır. Günümüzde de kanun geçerliliğini sürdürmekte ve bu kanun çerçevesinde site yönetimi, apartman yöneticiliği gibi konular işletilmektedir.

               Kat mülkiyeti kanunu çerçevesinde “Kat mülkiyeti ve kat irtifakı resmi senetle ve tapu siciline tescil ile doğar.” Olduğunun bilinmesi gerekir. Bu kapsamda çeşitli belgelerin tapu idaresi istemde bulunacaktır. Bu belgelerden bazıları mimari proje ile yapı kullanma izin belgesi ve yönetim planıdır.

               Kat mülkiyeti sahipleri bağımsız bölümler üzerinde Medeni Kanun’dan doğan haklarını kullanmaktadırlar. Ortak bölümlerde ise kendi payları oranında malik olmaktadırlar.

               Kat maliklerinin sorumluluklarına bakıldığında ise :

Madde 18 – Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.

Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Sükna) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır; bu borçları yerine getirmiyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur.

               Bu kapsamda yönetim planı önem arz etmektedir. Yönetim planlarına tüm kat malikleri uymak zorundadır.

               Birçok yargı kararına konu alan bir diğer husus ise :

Madde 19 – Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar.

               Giderler konusunda düzenleme yapılan madde ise 20. Maddedir. Eğer aksine anlaşma yapmamışlarsa:

  • a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak;
  • b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında.

Ayrıca “Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz.”

Aşağıda Yargıtay Kararlarında örneklerle açıklanan bir diğer önemli husus ise kanundan düzenlendiği şekliyle şu biçimdedir; “Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür.”

       Günümüzde site olarak anılan toplu yapılar kanunda düzenlenmiştir. Kanunun 66. Maddesinde kapsamı belirtilen toplu yapıların tanımı bir veya birden çok imar parseli üzerinde, belli bir onaylı yerleşim plânına göre yapılmış veya yapılacak, alt yapı tesisleri, ortak kullanım yerleri, sosyal tesis ve hizmetler ile bunların yönetimi bakımından birbirleriyle bağlantılı birden çok yapı şeklinde kanunda düzenlenmiştir.

       Site yönetimi ise diğer maddede şu şekilde düzenlenmiştir:

Toplu yapı kapsamında bulunan parsel ve parsellerdeki birden çok bağımsız bölümü kapsayan ana yapıda ortak yerleri bulunan blok yapıların her biri, kendi sorunlarına ve yalnız o bloğa ait ortak yerlere ilişkin olarak, o blokta bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan blok kat malikleri kurulunca yönetilir. Bir parselde blok niteliğinde olmayan yapılar varsa veya bu nitelikteki yapılarla blok yapılar aynı parselde yer alıyorsa, kendi sorunlarına ve o parsele ait ortak yerlere ilişkin olarak, o parselde bulunan bağımsız bölüm maliklerinden oluşan kat malikleri kurulunca yönetilir. Yönetim plânında blokların ve blok niteliğinde olmayan yapıların idare tarzı ayrıca belirtilir.

               Burada önemli olan husus yine yönetim planıdır. Bu kapsamda tek bir yönetim planı tüm yapıları kapsayacak şekilde düzenlenmelidir. Bu yönetim planı bütün kat maliklerinin hak ve yükümlülerini belirleyerek bağlamaktadır. Yönetim planının değiştirilmesi ise toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin “temsil ettikleri” bağımsız  bölümlerinin tamsayısının beşte dördünün olumlu oyuyla olmaktadır. Dikkat edilmesi gereken husus temsil ettikleri bağımsız bölümlerdir.

               Ortak giderlere katılma konusu ise yine birçok yargı kararında karşımıza çıkan uyuşmazlıklardan olmaktadır. Eğer bir ortak alan sadece belirli kat maliklerine hasredilmişse o ortak alanın gideri belirlenen kat malikleri tarafından karşılanmalıdır. Eğer bütün kat maliklerinin hizmetine sunulan ortak gider var ise bu gider tüm malikler tarafından karşılanmalıdır.

               Son konu ise yetkili mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olmasıdır.

               YARGITAY KARARLARI

                        T.C. YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ E. 2019/5880 K. 2020/14 T. 13.1.2020

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davaya konu anataşınmazdaki B.113 blok, 28 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğu, ödenmeyen 1.563,00.TL asıl alacak aidat bedeli, 1.343,95.TL ana para doğalgaz bedeli ve 753,70.TL işlemiş gecikme tazminatı ile birlikte toplam 3.660,65.TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün 2011/8791 Sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı sonucu takibin durduğu belirtilerek, davalının itirazının iptali, takibin devamı, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istenilmiştir.

Mahkemece; davalının takibe konu dönem ile takip ve dava tarihi itibariyle davaya konu 28 numaralı bağımsız bölümün tam payla 08.08.2000 tarihinden itibaren malik olduğu, bu nedenle davacı yönetime karşı KMK'nın 20. maddesi gereğince ortak gider payı bedellerinden sorumlu bulunduğu, davalının temsilcisinin kat malikleri kurul toplantılarına katıldığı, alınan kararlardan haberdar olduğu, yapılan hesaplamalara göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle itirazın iptaline konu ortak gider payı alacağının 2.906,95 TL asıl alacak, 753,70 TL işlemiş gecikme tazminatı olmak üzere toplam 3.660,65 TL olarak hesaplandığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün 2011/8791 Sayılı takibe itirazının iptali ile takibin; 2.906,95 TL asıl alacak, 753,70 TL İşlemiş gecikme tazminatı olmak üzere toplam 3.660,65 TL üzerinden ve asıl alacağa icra takip tarihinden tahsil anına kadar aylık % 5 gecikme tazminatı uygulanarak tahsili şeklinde sürdürülmesine, asıl alacağın taktiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, ortak gider alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

SONUÇ : Mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davalının sorumlu olduğu miktarın tespit edildiği anlaşılmakla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığından dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 13/01/2020 günü oybirliği ile karar verildi.



T.C. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2017/1790 K. 2020/66 T. 15.1.2020

DAVA : Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Elektrik AŞ'ye izafeten Tedaş İlçe İşletme Müdürlüğü aleyhine 03/09/2014 gününde verilen dilekçeyle muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29/04/2016 tarihli kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/01/2020 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; karar davalının temyizi üzerine Dairemiz çoğunluğunca onanmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sitenin içinde ve etrafındaki, imar planında sokak ve cadde olarak yer alan alanların davacı site ve site sakinleri tarafından ödenmesi, ödenmemesi halinde cadde aydınlatmasının kesileceğini belirtir yazının davalı tarafa tebliğ edilip bilahare, cadde aydınlatmasının kesildiğini, aydınlatma konusu yerin sitenin özel mülkü olmadığını, iddia ederek davalının cadde ve sokaklardaki aydınlatmaları kesmesi işleminin hukuki aykırılığının tespiti ile muarazanın giderilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevabında; enerjisi kesilen alanın site içerisinde bulunan aydınlatma direkleri olduğunu, üstelik bu aydınlatma dairelerine genel aydınlatma sayacından enerji verilmesinin, site yönetimi adına ferdi abone yapılması suretiyle mümkün olduğunu, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun geçici 6. maddesinde genel aydınlatmaya ilişkin esaslara yer verildiğini ve aydınlatmayla ilgili ölçüme ilişkin usul ve esasların Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenleneceğinin hükme bağlandığını davacı site içerisinde bulunan aydınlatma direklerinin yönetmelikte belirtilen genel aydınlatma tanımına uymadığını, bu güne kadar enerji giderlerinin site tarafından ödenmediğini, dolayısıyla elektrik kesilmesinin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece aydınlatma direklerinin bulunduğu yolların kamuya ait yol olduğu, kamuya ait yolların bariyer, duvar veya ait çevrilmesi nedeniyle niteliğinin değişmeyeceği, davacı site girişinde bariyer bulunmasının sadece güvenlik amaçlı olduğu, sakıncalı bir durumun bulunmaması halinde dileyen herkesin siteye giriş yapabileceğini, bu nedenle site de bulunan kamuya ait yolların aydınlatılmasının davalı tarafça sonlandırılmasının haksız bir eylem olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamına göre; davaya konu aydınlatma direklerinin kayden kamuya terk edilmiş imar yollarında kaldığı; ancak, fiilen davacı sitenin duvarla çevrili, girişinde açılır-kapanır kapı ve güvenlik kulübesi ile kulübe içinde güvenlik görevlilerinin olduğu alan kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle fiili olarak davacı site nin kontrol alanı içinde ve herkesin girip-çıkamayacağı, dolayısıyla kamunun yararlanması söz konusu olamayacağı aydınlatmanın bedelinin de bu aydınlatmadan yararlanan davacı site ve sakinleri tarafından karşılanması gerekir. Anılan nedenle davanın reddi gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.15/01/2020



T.C. YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ E. 2019/1708 K. 2020/375 T. 3.2.2020

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Dava dilekçesinde, dava konusu site nin, 6 bloktan oluşan büyük bir site olduğunu, ancak site içindeki blokların yöneticilerinin, gelişigüzel, ortak bir karara varılmadan binanın önüne duvar çekmek, yolunu kapatacak şekilde çitler çekmek suretiyle kendilerini mağdur ettiğini belirterek, davalıların Kat Mülkiyeti Kanunu ve taşınmazın mimari projesine aykırı yaptığı imalatların yıkımına karar verilmesi istenilmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne;..... mahallesi 6263 ada, 1 parselde kain .... apartmanı yönetimi tarafından ortak alanlara yapılan müdahalenin men'i ile .... apartmanı ile .... apartmanı arasındaki 0,80 metre yüksekliğinde ve 23 metre uzunluğundaki tel çitinin kaldırılarak projeye uygun hale getirilmesine, eski hale getirilmesi için davalılara 20 gün kesin süre verilmesine, davalılarca eski hale getirilmediği takdirde eski hale getirilmesi için davacı tarafa yetki verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 05/02/2019 tarih 2019/77 - 2019/125 E.K. sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvrusunun kabulü ile, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1483 - 2018/1289 E.K. sayılı ve 11/10/2018 tarihli kararının kaldırılarak, aşağıda yazılı olduğu şekilde yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 6263 ada, 1 parselde kain ... apartmanı yönetimi tarafından ortak alanlara yapılan müdahalenin men'i ile Selçuk apartmanı ile ... apartmanı arasındaki 0,80 metre yüksekliğinde ve 23 metre uzunluğundaki tel çitinin kaldırılarak projeye uygun hale getirilmesine, eski hale getirilmesi için davalılara 20 gün kesin süre verilmesine, davalılarca eski hale getirilmediği takdirde eski hale getirilmesi için davacı tarafa yetki verilmesine, davacı tarafça eski hale getirilme işlemi yapıldığında yapmış olduğu masrafların davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ilgili hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

SONUÇ : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere ve HMK'nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun hükmün HMK'nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, aşagıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, HMK'nın 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine 03/02/2020 günü oybirliğiyle karar verildi.



T.C. YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ E. 2016/8465 K. 2020/360 T. 23.1.2020

DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Davacı vekili, davalının 9 no.lu kooperatif ortağı olduğunu, aidat ödemelerini yapmaması nedeniyle ... 23. İcra Müdürlüğünün 2015/804 E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davacı kooperatiften 12/04/2013 tarihinde istifa ettiğini ve istifasının, 14/05/2013 tarihli, 185 Sayılı yönetim kurulu kararıyla kabul edildiğini, bir borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 30/11/2006 tarihli (28) sayılı yönetim kurulu kararıyla üyeliğe kabul edildiği 14/05/2013 tarihli, 185 Sayılı yönetim kurulu kararıyla da istifa talebinin kabulüne karar verildiği, kooperatif bünyesinde ayrıca site yönetimi kurulduğu,site yönetiminin, söz konusu giderleri, aidat şeklinde tüm kat maliklerinden tahsil ettiği, kooperatif yönetiminin bu giderlerin tahsiline karışmadığı, kooperatifin sadece, geçmiş kooperatif borçlarının ortaklardan tahsili yönünde genel kurulu kararları aldığı, bu kararlara istinaden davalıdan aidat talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2019/4922 K. 2019/12561 T. 16.12.2019

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesince verilen 2017/486 esas 2018/136 karar sayılı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 2019/2034-2019/1635 karar sayılı kararının süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Davacı site yönetimi, davalılar tarafından inşa edilen apartmanda çıkan yangın sonucu sayaç panolarının büyük çoğunluğu ile 57 daire ve 5 dükkan, iki adet yük asansörü kabloları, şaftta bulunan bütün kuvvetli ve zayıf akım kabloları, doğalgaz sayaçları, yangın merdivenleri tavan alçıları, ortak kullanım alanları, 63 ve 64 numaralı dairelerin tamamı ve başkaca birçok yerin yanarak kullanılmaz hale geldiğini, yangına ayıplı imalatın neden olduğunu, zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nın istemiştir.

Davalılar, davanın reddini dilemiştir.

İlk derece mahkemesince, davacı site yönetiminin bağımsız bölüm maliklerinin yerine geçerek davayı açtığı, kat malikleri kurulu kararı ile de, olsa yönetime yetki verilmesi ve site yönetiminin kat malikleri adına, binadaki ortak ve bağımsız bölümlerdeki ayıplı işlere ilişkin dava açması, bu şekilde açılan davaya muvafakat vererek taraf teşkili sağlanmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine, karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aşağıda dökümü yazılı 15,20 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 16/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

HİZMETLERİMİZ VE İLETİŞİM

Kocaeli site yönetimi avukatı olarak gayrimenkul hukuku alanında uzman kadromuzla müvekkillerimize hizmet sunmaktayız.

Daha detaylı bilgi edinmek için İstanbul'un Adalar, Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Beykoz, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Zeytinburnu ilçelerinde ve Kocaeli'nde avukatlık ve danışmanlık hizmeti veren Polatoğlu Hukuk Bürosu’nu ziyaret edebilir veya iletişim bölümünden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sitemizde yer alan tüm makaleler ve bilgilerin izinsiz çoğaltılması, paylaşılması yasaktır. Sitemizde yer alan tüm makalelerin ve yazıların tüm hakları Polatoğlu Hukuk Bürosuna aittir.