Background
Buket Polatoglu

TÜRK VATANDAŞLIĞIN İPTALİ-KOCAELİ-İZMİT AVUKATI

TÜRK VATANDAŞLIĞIN İPTALİ-KOCAELİ-İZMİT AVUKATI

TÜRK VATANDAŞLIĞIN İPTALİ-KOCAELİ-İZMİT AVUKATI

TÜRK VATANDAŞLIĞIN İPTALİ-KOCAELİ-İZMİT AVUKATI

 

TÜRK VATANDAŞLIĞIN İPTALİ

            Türk vatandaşlığı kazanılması ya doğum yoluyla ya da sonradan olabilmektedir. Genellikle sonradan kazanılma vatandaşlığa girme konularında birtakım muvazaalı işlemler olabilmektedir. Bunların engellenebilmesi için Türk Vatandaşlığın İptali müessesesi düzenlenmiştir.

            Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 31 ve 32. Maddelerine bakıldığında düzenlemeler görülecektir.

            İlk olarak iptali kararının sebeplerine bakıldığında:

MADDE 31 – (1) Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir.

  1. Türk vatandaşlığın kazanma kararının iptal edilmesi için ilk sebep yalan beyan oluşturmaktadır. Bu konuda örnek vermek gerekirse evlilik yoluyla kazanılan vatandaşlık konusunda aile birliği içinde yaşama şarttır. Bu konuda yalan beyan bulunuyorsa bu konuda evliliğin iptali söz konusu olabilmektedir.
  2. İkinci olarak ise vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlenmesi sonucunda da vatandaşlık iptal edilebilir.

İPTAL KARARININ GEÇERLİLİĞİ VE SONUÇLARI

            İptal kararların geçerliliği konusunda düzenleme ilgili kanunun 32. Maddesidir:

MADDE 32 – (1) İptal kararı, karar tarihinden itibaren hüküm ifade eder. İptal kararı ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş ve çocuklar hakkında da uygulanır.

               Bu konuda ilk olarak iptal kararı karar tarihinden itibaren hüküm ifade etmektedir. Burada diğer kaybettirme sebeplerinden farklı olarak eş ve çocuklar hakkında da iptal kararı uygulanmaktadır.

DANIŞTAY KARARI

               Genellikle evlilik ile olan Türk Vatandaşlığın İptali konusu hakkında emsal Danıştay Kararı aşağıda bulunmaktadır:

DANIŞTAY 10. DAİRE E. 2015/4529 K. 2016/720 T. 11.2.2016 tarihli kararında:

• TÜRK VATANDAŞLIĞINI KAZANMADAN VATANDAŞ GİBİ YAPILAN NÜFUS KAYDININ SİLİNMESİ (Vatandaşlığa Alınma İptal Vatandaşlığın Kaybettirilmesi veya Vatandaşlıktan Çıkartılmanın Bakanlar Kurulu Kararı ile Mümkün Olduğu - Türk Vatandaşı ile Evlenen Yabancı Uyuruklu Kişinin Evlilikle Vatandaşlık Kazanmanın Diğer Koşullarını Gerçekleştirmediği Gerekçesiyle Nüfus İdaresi Tarafından Vatandaşlıktan Çıkarılma İşleminin Yetki Yönünden Hukuka Uyarlı Olmadığı)

• EVLİLİKLE TÜRK VATANDAŞLIĞINI KAZANMA (Evlilik Sırasında Türk Vatandaşlığına Geçme İradesini Beyan Eden Kişinin Diğer Koşulları Gerçekleştirmediği Gerekçesiyle Nüfus Kaydının Silinmesi - Vatandaşlığa Alınma İptal Vatandaşlığın Kaybettirilmesi veya Vatandaşlıktan Çıkartılma Yetkisinin Bakanlar Kuruluna Ait Olduğu İdari İşlemle Vatandaşlıktan Çıkartma İşleminin Yetki Yönünden Hukuka Aykırı Olduğu)

403/m. 125

ÖZET : Bir kişinin nesep, doğum veya evlenme dışında yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanması için Bakanlar Kurulu Kararı gerekmekte; aynı şekilde Türk vatandaşlığına alınmanın iptali ile vatandaşlığın kaybettirilmesi veya vatandaşlıktan çıkarılma da Bakanlar Kurulu kararı sonucunda mümkün olabilmektedir. Diğer bir anlatımla, davalı idarenin, Türk vatandaşlığını kazanan bir kişinin, vatandaşlığın kaybını doğuran nüfus kaydını silinmesi hususunda yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davalı idarenin, kişilerin vatandaşlığının kaybı sonucunu doğuracak biçimde işlem tesis etme yetkisi yoktur.

İstemin Özeti : Ankara 17. İdare Mahkemesi'nin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulüyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşılmakla yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeyerek, işin esası incelenip gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; 1996 tarihinde Türk vatandaşıyla evlenen ve 1998 tarihinde TC Kimlik Numarası verilerek eşinin nüfus kütüğüne kaydı yapılan Türkmenistan asıllı davacının, eşinin düşünceler hanesine evliliği işleneceği halde, Türk vatandaşlığını kazanmadan vatandaş gibi tescili yapıldığından bahisle nüfus kaydının silinmesine dair 1.3.2000 tarih ve 41 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce; işlem tarihinde yürürlükte bulunan 403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu hükümlerine göre evlenme yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılabilmesi için belirli koşullar düzenlendiği, bu koşulların varlığı halinde ilgilice yapılacak başvuru üzerine idarece bu durumun tespiti halinde vatandaşlığın kazanılabileceği, uyuşmazlıkta davacının böyle bir başvurusu bulunmaksızın ve idarece tespit yapılmaksızın idarenin yapmış olduğu hata üzerine davacının eşinin düşünceler hanesine evliliği işleneceği halde Türk vatandaşlığını kazanmadan eşinin yanına tescilinin yapıldığının tespit edildiği, sehven yapılan bu tescilin idarece düzeltilmesi amacıyla nüfus kaydının silinmesi yönünde tesis edilen davaya konu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, anılan mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Türk Vatandaşlığının Kazanılması" başlıklı 1. bölümünde; I-Kanun yolu ile kazanmanın, nesep ile, doğum yeri ile, evlenme ile olabileceği; II- Yetkili Makam kararı ile kazanmanın ise, genel olarak vatandaşlığa alınma, istisnai vatandaşlığa alınma ve yeniden vatandaşlığa alınma yolu ile olabileceği belirtilerek yetkili makam kararı ile vatandaşlığa alınmanın Bakanlar Kurulu Kararı ile olacağı; "Türk Vatandaşlığının Kaybı" başlıklı 2. bölümünde de; I-Kanun yolu ile kaybın evlenme ile olabileceği; II- Yetkili makam kararı ile kaybın ise, 1- Vatandaşlıktan çıkma ve başka bir devlet vatandaşlığını kazanma izni ile, 2- Vatandaşlığa alınmanın iptali ile, 3- Vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemler sonucunda, a) Vatandaşlığın kaybettirilmesi b) Vatandaşlıktan çıkarma ile olabileceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 5. maddesinde ise, bir Türkle evlenen yabancı kadının Türk vatandaşlığına geçmek istediğini 42. maddede gösterilen şekilde bildirdiği veya vatansız bulunduğu veyahut evlenmekle eski vatandaşlığını kaybettiği takdirde Türk vatandaşlığını kendiliğinden kazanacağı; evlenme ile vatandaşlığın kazanılmasına dair usul ve esasların Bakanlar Kurulunca çıkartılacak yönetmelikle belirleneceği belirtilmekte; 42. maddesinde; evlenme, evlendirmeye yetkili Türk makamları önünde yapıldığı takdirde evlenme sırasında o makama, yabancı makamlar önünde yapılmışsa akit tarihinden itibaren bir aylık süre içinde evlenmeyi tescil ile görevli Türk makamlarına yazılı olarak Türk vatandaşlığına geçmek istediğine dair yazılı beyanda bulunduğu takdirde ilgilinin Türk vatandaşlığını kazanacağı hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının Türkmenistan vatandaşıyken 1996 tarihinde Türk vatandaşı M.S. ile Maltepe Belediye Evlendirme Memurluğunda evlendiği, evlenme akdi sırasında Türk vatandaşlığına geçmek istediğini beyan ettiği, 1998 tarihinde TC Kimlik Numarası verilerek eşinin nüfus kütüğüne kaydı yapıldığı; , Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, davacının 403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 42. maddesinde gösterildiği şekilde süresi içinde beyanda bulunmadığı, Türk vatandaşını evlenmekle kazanmadığı, eşinin düşünceler hanesine evliliği işleneceği halde, Türk vatandaşlığını kazanmadan vatandaş gibi tescili yapıldığından bahisle nüfus kaydının silindiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden; bir kişinin nesep, doğum veya evlenme dışında yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanması için Bakanlar Kurulu Kararı gerekmekte; aynı şekilde Türk vatandaşlığına alınmanın iptali ile vatandaşlığın kaybettirilmesi veya vatandaşlıktan çıkarılma da Bakanlar Kurulu kararı sonucunda mümkün olabilmektedir. Diğer bir anlatımla, davalı idarenin, Türk vatandaşlığını kazanan bir kişinin, vatandaşlığın kaybını doğuran nüfus kaydını silinmesi hususunda yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davalı idarenin, kişilerin vatandaşlığının kaybı sonucunu doğuracak biçimde işlem tesis etme yetkisi yoktur.

Bu itibarla, Türk vatandaşı ile evlenen ve 403 Sayılı Kanuna göre usulüne uygun şekilde evlenme sırasında beyanda bulunarak Türk vatandaşlığını kazandığı dosyadan anlaşılan davacının, nüfus kaydının silinmesine dair davaya konu işlemde, idari işlemin yetki unsuru yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu durumda, davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemektedir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle, Ankara 17. İdare Mahkemesi'nin kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, kullanılmayan 45,60 TL temyiz yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

HİZMETLERİMİZ VE İLETİŞİM

               Kocaeli-İzmit’te bulunan Polatoğlu Hukuk Bürosu olarak Türk Vatandaşlığının İptali konusu başta olmak üzere vatandaşlığın kazanılması, kaybettirilmesi gibi tüm vatandaşlık hukuku konusunda uzman kadromuzla müvekkillerimize hizmet etmekteyiz. İletişim bölümümüzden mail ve telefon yoluyla ulaşacağınız gibi Kocaeli-İzmit’te bulunan büromuzu ziyaret edebilirsiniz.