Background
Buket Polatoglu

KOCAELİ-İZMİT İCRA TAKİBİNE KARŞI İTİRAZ USULÜ

KOCAELİ-İZMİT İCRA TAKİBİNE KARŞI İTİRAZ USULÜ

KOCAELİ-İZMİT İCRA TAKİBİNE KARŞI İTİRAZ USULÜ

İCRA HUKUKUNDA İTİRAZ USULÜ

               İcra iflas hukukunun önemli müesseselerinden birisi de itirazdır. İlk olarak bilinmesi gereken konu ödeme emrine karşı itiraz için harçtan muaf olmasıdır.

Usulsuz tebligat yapıldıysa, öğrendiği tarihi bildirdiği tarihten itibaren geçerli olur. Beyan ettiği tarihe itiraz edilemez.

Ödeme emrine itiraz süresi ne kadardır?

İtiraz süresi icra iflas kanununda düzenlenmiştir. 7 günlük bir süre öngörülmüştür. Bu süre tebliğ edildiği günden sonraki gün başlamaktadır. Bu yedi günlük süre hak düşürücü süredir. Bu kapsamda yedi günlük süre kaçırıldığında itiraz edilememekte başka hukuki yollar kullanılmalıdır. Ayrıca mesai saatleri dışında da UYAP üzerinden itiraz edilebilmektedir.

İtirazın çeşitleri nelerdir?

İtiraz iki şekilde olabilmektedir. Usule ilişkinde itiraz ile esasa ilişkin itirazlardır. Fakat ikisine aynı anda itiraz edilebilir.,

Usule ilişkin itirazlar nelerdir?

Usule ilişkin yetki itirazı olabilmektedir. Yetkili icra dairesinden takip talebinin başlatılmadığı üzerine bir itiraz bulunmaktadır. Bu çerçevede yetkili icra dairesi de gösterilmesi gerekir. İkinci olarak usule ilişkin itiraz derdestlik itirazı olabilir. Alacaklının bu konuda başka bir icra takibi başlatığı ve devam ettiği itirazı olabilir.

Esasa ilişkin itirazlar nelerdir?

Borçlu esasa ilişkin zamanaşımı itirazında bulunabilir. Ayrıca borçlu olmadığına, faiz oranına, imzaya itiraz edilebilmektedir.

İtiraz sebepleri bildirilmesi gerekir mi?

Sadece itiraz ediyorum demesi bile takibi durdurmaktadır. Fakat alacaklının açmış olduğu itirazın kaldırılması davasında borçlu itiraz ettiği sebeplerle bağlı olacağı için itirazında sebepleri de sunması olumlu olacaktır.

 

Yetki sözleşmesi yapılabilir mi?

İcra hukukunda bazı kurallar HMK çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bu bakımdan da kıyasen HMK’da düzenlenen yetki sözleşmesi hükümleri uygulanarak yetki sözleşmesi yapılabileceği söylenilebilir.

İtiraz hangi merciiye yapılması gerekir?

İtiraz ödeme emrinin gönderildiği yer icra dairesine yapılmaktadır.

İtirazın haklı olması gerekir mi?

İtiraz edildiğinde itiraz icra takibini durdurmaktadır. Haklı olunmasına gerek olmasa bile alackalının açmış olduğu itirazın kaldırılması, itirazın geçici kaldırılması veya itirazın iptali davalarında haksız çıkan borçlu olduğunda bu durumda icra inkar tazminatına hükmedilecektir.

İmza itirazında bulunabilir mi?

Alacaklının takip talebi ile birlikte sunmuş olduğu bir senet varsa ve bu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını düşünen bir borçlu varsa imza itirazında bulunabilir. Fakat bu itiraz açık ve net şekilde olması gerekir. İtirazında bunu belirtmelidir. Takibin ilerleyen aşamalarında bu itirazı ileri sürememektedir. Ayrıca imza itirazı ile çelişen başka itirazlarda bulunamaz. İmzaya itiraz edilip aynı zamanda borcu ödedim diyen borçlu çelişkili itirazda bulunmuş kabul edilir. Ortada çelişkili itiraz varsa sadece imza itirazı kabul edilerek itiraz  devam eder.

Kısmi itirazda bulunulabilir mi?

Alacaklının başlatmış olduğu takipteki tutarın aslında o kadar olmadığı düşüncesinde olan borçlu kısmi itirazda bulunabilir.

GECİKMİŞ İTİRAZ

               Borçluya tebliğ edilen ödeme emri neticesinde yedi günlük hak düşürücü süre bulunmaktadır. Fakat bazı durumlarda gecikmiş itirazda bulunulabilir. İcra İflas Kanunu’nun 65. Maddesinde düzenlenmiştir.

Madde 65 – (Değişik: 18/2/1965-538/35 md.) Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir.

Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde,mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur.

İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üzerinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur.

Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da istiyebilir.Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir.

Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar.

Burada önemli olan husus sürenin borçlunun kusuru olmaksızın geçmesidir. Bu süre paraya çevirmeye kadar devam edebilmektedir. Paraya çevirme olduktan sonra gecikmiş itirazda bulunulamaz.

Bilinmesi gereken bir diğer önemli husus ise itiraz gecikmiş ise bu durumda icra mahkemesine yapılacaktır. İtiraz yapılırken neden gecikildiği de belirtilecektir. Eğer itiraz kabul edilirse takip durmaktadır.

Gecikmiş itirazın tanımını yapan ve ilgili olaydaki örnek çerçevesinde açıklayan Yargıtay Kararı aşağıda bulunmaktadır.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2016/18428 K. 2017/10516 T. 12.9.2017 tarihli kararında:

ÖZET : Dava, yurtdışından Türkiye'ye giriş tarihinde haberdar olunan takibe ilişkin ödeme emri tarihinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Borçlunun mazereti döndüğü 18/02/2016 tarihinde son bulmuş olup, 22/02/2016 tarihinde yapılan itiraz (21/02/2016 gününün Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle) İİK.nun 65.maddesinde öngörülen yasal üç günlük sürededir. Borçlu dilekçesinde tebligatın usulsüzlüğüne dair bir iddiada bulunmadığından 7201 S.K.32. maddesinin uygulanması suretiyle tebliğ tarihinin 18/02/2016 olarak belirlenmesi mümkün değildir.

O halde, mahkemece, başvuru, gecikmiş itiraz olarak nitelendirilerek, bu kapsamda inceleme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan takipte ödeme emrinin 04/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun, tebliğ tarihinde yurt dışında olduğundan bahisle takipten, Türkiye'ye giriş tarihi olan 18.02.2016 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürerek 22.02.2016 tarihinde gecikmiş itiraz talebiyle mahkemeye başvurduğu, mahkemece ödeme emrine dair tebliğin usulsüz olduğu gerekçesiyle tebliğ tarihinin 18.02.2016 olarak düzeltildiği, takibe yönelik itirazın ise icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

6100 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 65. maddesinde; “Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir” hükmü yer almaktadır. İİK'nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, muhatabın, bir engel sebebiyle süresinde itiraz edememesi halinde mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Gecikmiş itiraz süresinde yapılmış ise, icra mahkemesi borçlunun bildirdiği mazeretin haklı olup olmadığını inceler. Mazereti kabul ederse icra takibi durur. Bu durumda artık alacaklı itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna gidebilir.

Somut olayda, borçlunun, başvuru dilekçesinde, ödeme emri tebliğ tarihinde yurt dışında olduğunu ve 18/02/2016 tarihinde döndüğünü beyan ettiği görülmektedir.

Bu durumda, borçlunun, mazereti yurt dışından döndüğü 18/02/2016 tarihinde son bulmuş olup, 22/02/2016 tarihinde yapılan itiraz (21/02/2016 gününün Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle) İİK.nun 65.maddesinde öngörülen yasal üç günlük sürededir. Borçlu dilekçesinde tebligatın usulsüzlüğüne dair bir iddiada bulunmadığından 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 32. maddesinin uygulanması suretiyle tebliğ tarihinin 18/02/2016 olarak belirlenmesi mümkün değildir.

O halde, mahkemece, başvuru, gecikmiş itiraz olarak nitelendirilerek, bu kapsamda inceleme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İLETİŞİM

Kocaelie-İzmit’te bulunan Polatoğlu Hukuk Bürosu olarak:

-Takip talebinin istenmesi

-Ödeme emrinin tebliğinin takibi

-Ödeme emrine karşı itiraz

-Haciz işlemlerinin yapılması

-Menfi tespit davasının açılması ve takibi

-Ödeme emrine itiraz edilmesi

-İstirdat davasının açılması ve takibi

-İstihkak davasının açılması ve takibi

-Hacze iştirak usulünün takibi

-Paraya çevirme işlemlerinin yapılması

gibi işlemlerinin yapılması uzman kadromuzla yapılmaktadır. Kocaeli-İzmit’te ve Türkiye’de müvekkillerimize icra hukuku konusunda hizmet sunmaktayız. Daha detaylı bilgi almak için iletişim bölümümüzden bizimle irtibata geçebilirsiniz.